Duayen Gazeteci Ahmet Tek: “Kastamonu’yu yeniden görme özlemiyle gözüm ve gönlüm arkada kaldı”
Hürriyet’in eski müdürlerinden ve Anadolu Ajansı eski Genel Müdürü duayen gazeteci Ahmet Tek, Ankara Millet Bahçesi’nde 1-4 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 21. Kastamonu Günleri’ni kaleme aldı. Kastamonu’nun doğasını, tarihini, gastronomisini, el sanatlarını ve kültür hayatını anlatan Tek, etkinlikte karşılaştığı Köşe Taşı dergisine de geniş yer vererek, “Kastamonu’yu yeniden görme özlemiyle Millet Bahçesi’nden ayrılırken, gözüm ve gönlüm arkada kaldı.” ifadelerini kullandı.
Hürriyet’in eski müdürlerinden ve Anadolu Ajansı eski Genel Müdürü duayen gazeteci Ahmet Tek, Ankara Millet Bahçesi’nde 1-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen 21. Kastamonu Günleri izlenimlerini “Kastamonu’nun Ruhuna Yolculuk” başlıklı yazısında anlattı. Kastamonu Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tek, kentin doğasından gastronomisine, el sanatlarından edebiyat hayatına kadar birçok özelliğine dikkati çekti.
Tek, Ankara’da 2000’li yılların başında Atatürk Kültür Merkezi’nde başlayan il tanıtım ve şehir günleri geleneğinin bugün Millet Bahçesi’nde devam ettiğini hatırlatarak, Kastamonu Günleri’nin de bu kapsamda kentin değerlerini başkentlilerle buluşturduğunu aktardı.
“Doğa, Tarih ve Lezzet”
Kastamonu’yu üç kelimeyle anlatması istense “Doğa, Tarih ve Lezzet” ifadelerini seçeceğini belirten Ahmet Tek, ancak kentin üç kelimeye sığdırılamayacağını vurguladı.
Tek, “Onda Anadolu coğrafyasının her renginden, her zenginliğinden, her güzelliğinden parçalar var.” ifadelerini kullandı.
Kastamonu’nun merkez dahil 20 ilçesinden 6’sının Karadeniz’e kıyısı bulunduğuna işaret eden Tek, Cide, Doğanyurt, İnebolu, Abana, Bozkurt ve Çatalzeytin’in plajları ve koylarıyla öne çıktığını kaydetti. Kentin sahil şeridinin toplam uzunluğunun 172 kilometre olduğunu belirten Tek, Gideros ve Ginelu koylarını “mavi cennet parçaları” sözleriyle tanımladı.
Kastamonu’nun orman varlığına da değinen Tek, ilin toplam orman alanı büyüklüğünde Türkiye’de Antalya’nın ardından ikinci sırada bulunduğunu belirtti. Küre Dağları’nın zirveleri, kanyonlar, şelaleler, deniz, ormanlar ve ovaların Kastamonu’nun doğal zenginliğini oluşturduğunu ifade etti.
Kastamonu’nun El Sanatları Başkentte Sergilendi
- Kastamonu Günleri’nden Kastamonu Gazeteciler Derneği Başkanı, duayen gazeteci İzzet Sarı’nın davetiyle haberdar olduğunu aktaran Tek, etkinlikte Kastamonu’nun ilçelerinin ve yöresel ürünlerinin geniş biçimde temsil edildiğini anlattı.
Tek, fuar alanındaki ilk izlenimlerini, “El sanatları örneklerinden Tosya bıçaklar, ahşap oyma işleri, kök boyalı kilimler, taş baskı yazmalar, çarşaf bağları, dokumalar, rengârenk sofra bezleri ilk gözüme çarpanlar arasındaydı.” sözleriyle aktardı.
“Gurmeler İçin Bulunmaz Fırsat”
Kastamonu Günleri’nin gastronomi bölümüne ayrı bir yer ayıran Ahmet Tek, fuar alanını “gurmeler için bulunmayacak fırsat” olarak nitelendirdi.
Etkinlikte bal çeşitlerinden pastırmaya, çekme helvadan kel simide, ev yapımı reçellerden salçaya, kestaneden cevize, Taşköprü sarımsağından yöresel ekmek ve böreklere kadar çok sayıda ürünün ziyaretçilerle buluştuğunu belirten Tek, tarhana, şifalı otlar ve mevsim meyvelerinin de stantlarda yer aldığını kaydetti.
Tek’in dikkatini çeken noktalardan biri de Taşköprü usulü sac böreği için oluşan uzun kuyruk oldu. Taşköprü’den gelen yaklaşık 10 kadının mantarlı ve kıymalı börek hazırladığını aktaran Tek, “Başlarını kaldırmadan, kuyrukta sabırsızlıkla bekleyenlerin taleplerini karşılamaya çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı.
Kastamonu dönerinin de etkinlikte ilgi gördüğünü belirten Tek, döner standında ve ince dilim pastırma satışında kuyruklar oluştuğunu anlattı.
Kastamonu’nun etli ekmeği, banduması, oğmaç çorbası ve bazı yöresel yemeklerinin etkinlikte bulunmadığını belirten Tek, buna rağmen “Fuar alanı yine de mini bir gastronomi durağı gibiydi.” değerlendirmesinde bulundu.
Ziyaretçilerin alışverişlerine ilişkin gözlemlerini de aktaran Tek, en fazla ilgi gören ürünler arasında Taşköprü sarımsağı, Tosya pirinci, Küre Dağları’ndan gelen bal çeşitleri ve kestanenin bulunduğunu ifade etti. Tek, Kastamonu mutfağının önemli ürünlerinden Kanlıca mantarını ise etkinlikte göremediğini kaydetti.
Kastamonu’nun zanaat kültürünün örneklerinden ahşap baskı yazmalar ve iğne oyalarının özellikle kadın ziyaretçilerin ilgisini çektiğini belirtti.
“Kastamonu’yu Kastamonu Yapan İnsanlarının Samimi ve Candan Yanları”
Ahmet Tek, yazısında Kastamonu insanına ilişkin gözlemlerine de yer verdi. Tek, “Bana göre, Kastamonu’yu tam anlamıyla Kastamonu yapan, insanlarının renkli, samimi ve candan yanları.” ifadelerini kullandı.
Kastamonu insanının Karadeniz’in tez canlılığını İç Anadolu’nun ağırbaşlılığı ve misafirperverliğiyle bir araya getirdiğini belirten Tek, etkinlik alanında Kastamonu şivesini duyduğunu, Tosya’nın Yaran oyununu ve davul zurna ekibini izlediğini aktardı.
Köşe Taşı Dergisiyle Kastamonu Günleri’nde Tanıştı
Ahmet Tek’in etkinlikte dikkatini çeken kültürel çalışmalardan biri de Kastamonu Kültür ve Edebiyat Derneği tarafından yayımlanan Köşe Taşı dergisi oldu.
Dergilerin birbiri ardına kapandığı bir dönemde Köşe Taşı’nın yayın hayatını sürdürmesine dikkati çeken Tek, dergiyi “harika bir dergi” olarak nitelendirdi.
Derneğin kurucusu ve Köşe Taşı Genel Yayın Yönetmeni, Kastamonu Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Hamdi Nalbant ile yazar İsmail Karabıyıkoğlu ile tanıştığını belirten Tek, üç ayda bir ulusal ölçekte yayımlanan derginin çıkan 6 sayısının kendisine hediye edildiğini aktardı.
Tek, “Köşe Taşı, kapağı albenili, içeriği zengin bir dergi.” değerlendirmesini yaparak, İsmail Karabıyıkoğlu’nun dergide yayımlanan hikâyeleri ve bazı şiirlerini okuduğunu ifade etti.
Karabıyıkoğlu’nun hikâyelerini beğendiğini belirten Tek, “Üslubu, dili, kelime seçimi ve kahramanları bana Binbir Gece masallarını hatırlattı.” ifadelerini kullandı.
“Valisi Şair Olan Şehir”
Köşe Taşı’nın yazar kadrosuna da değinen Ahmet Tek; Abdullah Harmancı, Hüseyin Akın, Suavi Kemal Yazgaç, Yıldız Ramazanoğlu, Sadık Yalsızuçanlar, Ali Ural, Ali Emre, Yusuf Turan Günaydın, İsmail Karabıyıkoğlu ve Hamdi Nalbant gibi isimlerin dergide yer aldığını belirtti.
Tek’in özellikle dikkatini çeken isim ise Meftun Dallı oldu. Dallı’nın dergide hem şiirlerinin hem de denemelerinin bulunduğunu aktaran Tek, yazarın aynı zamanda Kastamonu Valisi olduğunu belirtti.
Ahmet Tek, bu karşılaşmayı, “Meftun Dallı, Kastamonu Valisi. Kendi ilinde çıkan harika bir derginin yazarları arasında. Yıllardır tanıdığım değerli yöneticimizin bu yönünü bilmiyordum. Bir şair vali, bir edebiyatçı vali... Ne hoş, değil mi?” sözleriyle anlattı.
“O Memleketin Esintisi Başkente Taşındı”
Kastamonu’yu doğası, tarihi, yöresel lezzetleri ve insanlarıyla değerlendiren Tek, “Kastamonu; doğanın yeşiliyle tarihin ve huzurun dinginliğini, sarımsağın kokusuyla simidin çıtırlığını, en önemlisi de insanının sıcacık tebessümünü tek bir potada eriten memleket. O memleketin esintisi bir etkinlik sayesinde Başkent’e taşındı.” ifadelerini kullandı.
Etkinlikte dostlarıyla görüştüğünü, yeni insanlarla tanıştığını ve yöresel ürünlerden alışveriş yaptığını belirten Ahmet Tek, Kastamonu Günleri’nden ayrıldığı anları ise şu sözlerle aktardı:
“Ankara’da sonbaharın ilk kez sert yüzünü gösterdiği Ekim ayının ilk gününde Kastamonu’yu yeniden görme özlemiyle Millet Bahçesi’nden ayrılırken, gözüm ve gönlüm arkada kaldı.”
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0