Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Atatürk’te birleşme konusunda samimi olan bütün siyasi partilere kapımız açık”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında ekonomi, fon tartışmaları, dış politika, okullarda şiddet, belediyeler, seçim takvimi, olası siyasi ittifaklar ve sığınmacılara verilen vatandaşlıklar konusunda değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, seçim ittifaklarına ilişkin “Birleşeceksek Atatürk’te birleşelim” dedi. Yapıştırılan metin

Eyl 26, 2026 - 16:20
 0  0
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Atatürk’te birleşme konusunda samimi olan bütün siyasi partilere kapımız açık”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İzmir İl Başkanlığı’nda Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İzmir temaslarının ikinci gününde teşkilat toplantısına katıldıklarını belirten Özdağ, program kapsamında kitap fuarında kitapseverlerle bir araya geleceklerini söyledi.

Özdağ, bir önceki gün Şoförler Odası, esnaf ve sanatkârlar ile Ege İhracatçı Birliklerini ziyaret ettiklerini aktararak, ekonomik gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulunduklarını ifade etti.

“2001’DEKİ KRİZ BUNUN YANINDA KÜÇÜK BİR MELTEM GİBİ KALIYOR”

Türkiye’nin ağır bir ekonomik ve sosyal sorun yaşadığını savunan Özdağ, Ankara’da bir emeklinin ve son günlerde polis memurlarının yaşamlarına son verdiklerine ilişkin örnekler verdi. Özdağ, “Toplum inanılmaz büyük bir buhran içerisinde. 2001 ekonomik krizi ile karşılaştırılırsa 2001’deki kriz bunun yanında küçük bir meltem gibi kalıyor.” ifadelerini kullandı.

Fon piyasasına ilişkin iddiaları da gündeme getiren Özdağ, küçük yatırımcıların devletin denetimine güvenerek yatırım yaptığını söyledi. Özdağ, “Bu 500 bin insan rulet oynamadı arkadaşlar. Poker masasına bu paraları sürmedi. Devletine güvenerek, ‘Devlet bunu kontrol ediyor’ diyerek bu paraları yatırdı.” dedi.

Özdağ, söz konusu süreç nedeniyle 20 milyar dolarlık zarar ortaya çıktığını ileri sürerek, “Bu fon manipülasyonu da ister 2027’de yapılsın, ister 2028’de; bundan sonraki seçimleri kökten etkileyecek süreçlerden bir tanesi olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Yatırımcıların zararının nasıl karşılanacağı tartışmalarına da değinen Özdağ, zararın bütün vergi mükelleflerine yüklenmemesi gerektiğini savundu. Özdağ, “Devlet çalınan paraları bulacak ve sahiplerine iade edecek. Bu zarar bütün vergi mükelleflerine yayılamaz.” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN ORTA DOĞU POLİTİKASI BARIŞ VE İSTİKRARI TEŞVİK ETMELİ”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Husilere yönelik açıklamalarını eleştiren Özdağ, Türkiye’nin bölgede askeri bir sürece dahil edilmesine karşı olduklarını belirtti.

Özdağ, “Eskiden bir Dışişleri Bakanımız vardı. Şimdi Dışişleri Bakanımız kendisini savaş bakanı ilan etti. Hakan Fidan’da birden bir Husi nefreti doğdu.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Suudi Arabistan ile silah, cephane ve istihbarat alanında iş birliği yapabileceğini söyleyen Özdağ, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Yemen’de doğrudan bir askeri faaliyete dahil edilmesinin ise Türkiye’nin çıkarları bakımından sorgulanması gerektiğini savundu.

Özdağ, “Savaş Bakanı Hakan Fidan, önce Kandil’den Türk ordusuna palavra sıkan PKK’ya verin cezayı. Sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz? Kara kuvvetlerini mi yollayacaksınız, 3 bin 300 kilometre ileriye Yemen topraklarına? Hava kuvvetlerini mi yollayacaksınız?” dedi.

Husilere yönelik olası bir Türk müdahalesinin Türkiye-İran ilişkilerine etkisinin de açıklanması gerektiğini belirten Özdağ, “Husi politikanızın amacı Türkiye-İran ilişkilerini nasıl bir eksene oturtmak? Bunları adım adım takip edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Özdağ, Türkiye’nin bölgesel politikasına ilişkin yaklaşımını ise “Türkiye’nin Orta Doğu politikası barış ve istikrarı teşvik etmeli. Biz de Türkiye olarak Orta Doğu’da ekonomik iş birliklerini destekleyen, teşvik eden, öncülük eden bir dış politika izlemeliyiz.” sözleriyle açıkladı.

OKULLARDA ŞİDDET İÇİN “ERKEN UYARI SİSTEMİ” ÖNERİSİ

Bir okulda yaşanan saldırıya ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, okullardaki şiddetin yalnızca eğitim sistemiyle açıklanamayacağını belirtti.

1990’lı yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı için liselerde şiddet araştırması yaptığını aktaran Özdağ, televizyon dizileri, sokak çeteleri, ekonomik sorunlar ve aile içindeki gelişmelerin gençler üzerindeki etkilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Özdağ, “Okullardaki şiddeti engellemenin yolu tabii ki kapıya güvenlik görevlisi dikmek olamaz sadece. O, meselenin küçük bir boyutunun karşısına dikilecek bir önlemdir. Yapılmamalı değildir ama yeterli değildir tek başına.” dedi.

Dizilerde şiddetin ve suç örgütlerinin sunuluş biçiminin gençler üzerindeki etkilerinin araştırılması gerektiğini savunan Özdağ, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında ortak mekanizma kurulmasını önerdi.

Özdağ, “İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında bir erken uyarı ihbar sistemi olmalı.” ifadelerini kullandı.

İZMİR’DE YEREL YÖNETİMLERE YÖNELİK TARTIŞMALARI DEĞERLENDİRDİ

İzmir’de yerel yönetimlerle merkezi yönetim arasındaki karşılıklı eleştirilere ilişkin soruya yanıt veren Özdağ, muhalefet partilerine mensup belediye yöneticilerinin siyasi ve hukuki baskı altında olduğunu savundu.

Özdağ, “Türkiye’de eğer muhalefet partisine mensup bir yerel yöneticiyseniz düşman ceza hukuku uygulamalarına açıksınız demektir.” dedi.

Belediye başkanlarının AK Parti’ye geçişlerine ilişkin değerlendirmesinde de benzer iddialarını sürdüren Özdağ, parti değiştiren belediye başkanlarının siyasi baskı nedeniyle böyle bir tercih yaptıklarını ileri sürdü.

“2027 İLKBAHARINDA YAPILMASI PLANLANAN BİR SEÇİMİN 2028’E ERTELENME RİSKİNDEN BAHSEDİLİYOR”

Seçimlerde ittifak yapıp yapmayacaklarının sorulması üzerine Özdağ, seçim tarihinin henüz belli olmadığını ifade etti. Seçim mevzuatına ilişkin değişiklik çalışmalarının bulunduğunu söyleyen Özdağ, seçim takviminin bu düzenlemelerin ardından daha net hale geleceğini savundu.

Özdağ, “Hele bu fon krizinden sonra 2027 ilkbaharında yapılması planlanan bir seçimin 2028’e ertelenme riski olduğundan da Ankara’da daha fazla bahsedilir oldu.” dedi.

Siyasi partilerin seçimlerde ittifak kurabileceğini belirten Özdağ, partilerin büyüklüklerinden bağımsız olarak siyasi ağırlıklarının bulunduğunu söyledi.

“BİRLEŞECEKSEK ATATÜRK’TE BİRLEŞELİM”

Zafer Partisinin ittifak yaklaşımını anlatan Özdağ, “Atatürk Cumhuriyeti’ni, Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerini savunan bütün siyasi partilerin bir araya gelmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Birleşeceksek Atatürk’te birleşelim diyorum ve Atatürk’te birleşme konusunda samimi olan bütün siyasi partilere kapımız açık.” diye konuştu.

Herhangi bir siyasi partiyle doğrudan temaslarının bulunup bulunmadığı sorusuna ise Özdağ, “İstişarelerde bulunduğumuz partiler var arkadaşlar.” yanıtını verdi.

SIĞINMACILARA VERİLEN VATANDAŞLIKLARI GÜNDEME GETİRDİ

Sığınmacıyken Türk vatandaşlığı alan kişilere yönelik politikalarının sorulması üzerine Özdağ, hukuka aykırı şekilde verildiğini düşündükleri vatandaşlıkların iptal edilmesi gerektiğini savundu.

Özdağ, “Türkiye’ye sığınmacı statüsünde gelen insanların vatandaşlık başvurusu yapması bile mümkün değildir bu ülkede. Kanunda yazıyor. Buna rağmen kanunu çiğneyerek vatandaşlık verdiler. Bunların hepsini iptal edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’deki Suriyeli sayısına ilişkin resmi açıklamaları da eleştiren Özdağ, Zafer Partisinin geçmiş yıllarda açıkladığı sayıların daha yüksek olduğunu hatırlattı. Özdağ ayrıca eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yabancılara verilen vatandaşlıklarla seçim sonuçları arasında bağlantı kurduğuna ilişkin, Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nazif Okumuş tarafından aktarıldığını söylediği bir iddiayı da gündeme getirdi.

Özdağ, Türkiye’de vatandaşlık verilen yabancıların sayısının açıklanandan daha yüksek olduğunu düşündüklerini belirterek, “Özetle, Türkiye’ye bir Balkan ülkesinin nüfusu vatandaş diye getiriliyor.” dedi.

Suriyelilerin Türkiye’ye entegrasyonuna karşı olduklarını belirten Özdağ, daha önce vatandaşlığa kabul edilen kişilerin belirli bir süre oy kullanamamasını öngören bir düzenleme önerdiklerini de anlattı. Özdağ, sığınmacıların geri dönüşü ve vatandaşlık politikalarının Zafer Partisinin temel gündem başlıklarından biri olmaya devam edeceğini ifade etti.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0